Ucuz çay üretelim, ucuz satalım anlayışı, uzun vadede Türk çaycılığını giderilmesi zor sonuçlara taşıyacak
Türk çayının geleceği, öncelikle kaliteyi yükseltmekten geçmektedir.
Kalite, daha tarlada başlar.
Çay bahçesinin bakımı, gübrelenmesi, çapalanması, yabancı otlarından temizlenmesiyle başlayan süreç; temiz bir bahçe, temiz bir yaş çay ve temiz bir hasat anlayışıyla devam ediyor.
Ve fabrikaya gelen kaliteli yaş çayın, aynı kalite anlayışıyla işlenmesi ve katkısız, çöpü arındırılmış ve imalat dışı bırakılmış, nitelikli ve Türk çayının gerçek karakterini ortaya çıkaran Siyah çaya dönüştürülmesi gerekiyor.
Evet, kaliteli üretimin bazı maliyetleri artıracağı açıktır. Ancak bugün asıl sorgulamamız gereken; gerçek maliyet ile piyasa fiyatı arasındaki dengesizliktir.
Standart imalatta, fiyat aralığı siyah çayda az olması gerekirken bugün bu aralık neden çok fazla sizler yorumlayın.
Ucuz çay üretelim ve ucuz satalım anlayışı, kaliteyi sıfırlayıp ve uzun vadede kimseyi kurtarmıyor.
Ve Türk Çayciliginin değerini ucuzlatmaktan başka bir döngüsü olmuyor.
Kalitesi düşen çay daha ucuza satılıyor. Ucuz satılan çay, üreticinin emeğinin karşılığını düşürüyor. Üretici bahçesine yeterince yatırım yapamıyor, bakım ve işçilikten kaçınılıyor. Bahçeye girilmeyince kalite daha da düşüyor.
Yani karşımızda kendi kendini besleyen bir kalite ve gelir kaybı döngüsü oluşuyor.
Bu döngüyü kırmak zorundayız.
Türk çayını; standart üretim, standart kalite ve buna karşılık gelen gerçekçi bir fiyat anlayışıyla yeniden yapılandırmalıyız.
Çayımızı çöpünden, gereksiz katkılardan ve kalitesiz üretim anlayışından arındırarak; Türk çayının hak ettiği kaliteyle raflara, tüketicinin sofrasına ve tiryakisinin bardağına ulaştırmalıyız.
İşte Türk çayının yeniden dirilişi burada başlıyor.
Bu mesele yalnızca Ziraat Odası'nın meselesi değildir.
Ziraat Odası çiftçinin temsilcisidir. Ancak raftaki çayın kalitesi, aynı zamanda çay sanayi sektörünün sorumluluğundadır.
Bu nedenle
Ziraat Odası,
Ticaret Borsası,
Ticaret ve Sanayi Odası, sanayiciler, esnaf ve sanatkârlar ve sektörün diğer bütün paydaşları bu meseleyi açık ve net biçimde gündemlerine almalıdır.
Hep birlikte masaya oturmalı, çayın bugünkü sorunlarını bütün yönleriyle değerlendirmeli ve kötüye giden kalite grafiğini yeniden yukarıya çevirecek ortak bir yol haritası oluşturmalıyız.
Çünkü mesele sadece bugünün çayını kurtarmak değil;
Türk çayının geleceğini kurtarmaktır.
Emin Kanbur / Ziraat Odası Bşk. Ad.