Huzurlu, mutlu olmayı bilmeden; huzurlu, mutlu olunmaz. Her insan edindiği doğru, gerçekçi bilgileri yaşam tarzı edinirse; huzurlu, mutlu, rahat, kolay, ferah, felah, güzel, iyi, harika, harikulade, dürüstçe, onurlu bir yaşantı sürdürür. Maddi, manevi, psikolojik olarak rahatlar. Dünya ve ahireti kazanır. Zarar, ziyan görmez. Bunun yolu; bilgili, bilinçli, meslekli, sanatlı, doğru çalışma, mubah kazanma, helal kazanıp, ekonomik harcamadan geçmektedir. Aklı, zekâyı; doğru –dürüst işletmekten geçmektedir. Aklını, İslam dini çerçevesinde bilimsel kullanmaktan geçmektedir. Bilim, sanat, kültür, meziyet, yetenek, beceri sahibi olmaktan geçmektedir.

Mutlu olmak, mesut olmak, bahtiyar olmak, gönül rahatı ve kalp huzuru içinde yaşamak; İlahi iradeye uymakla, peygamberimizi örnek almakla olmaktadır. Allah’ın rızasını almakla, nefsine uymamakla, şeytani davranmamakla olmaktadır. İnsanın helal, meşru daire içinde yaşayıp, huzur ve sevinç içinde, kalp huzuru, gönül huzuru ile yaşamakla; mutluluk, huzur, iç ferahlığı olmaktadır.

Ülkemizdeki insanların bazen huzurlu, mutlu olma oranı %50’lere düşmektedir. Zengini de, yoksulu da huzurlu, mutlu olamamaktadır. Bazı sapkın ülkelerde huzur ve mutluluk % 90’lara çıkmaktadır! Bu mutluluktan, huzurdan ne anladığına bağlıdır. Yemek, içmek, yatmak, kalkmak, tuvalete gitmek, nefsince yaşamak mutluluk göstergesi değildir.

Başka bir âlem bilmeyenler, bunu huzur ve mutluluk sanmaktadır. Pek çok varsıl kimselerde yaşamlarını mahvetmekte, yok etmektedir! Çok fakirlikte huzur ve mutluluk sağlamayabilir. Zaten takva mümin ne çok zengin olur ne de çok fakir olur. “Türkiye’de ve dünyadaki, sömürücü zenginlerin tamamına yakını haramzadedir.” “ Fakirlerde bilgisiz, sanatsız, mesleksiz, kalifiyesiz, niteliksiz, özelliksiz, tembel, uyuşuk, pısırık, çalışmayan, boşa zaman öldüren tiplerdir.”

Saadette olmak, huzurlu, mutlu, bahtiyar, mesut olmak için güzel bir zaman değerlendirmesini, çocukluktan, gençlikten itibaren yapmak gerekir. Sosyal hayata çocukluktan itibaren hazırlanmalı. Okul okumalı. Bilimsel bilgi, dini bilgi, sanat, meslek, kültür, edebiyat, pozitif ilimler bilmeli. İdeolojik sapkınlık içine düşmemeli. Zararlı örgütlere kapılmamalı. Başkaları tarafından; mankut, köle, esir gibi kullanılmamalı.

Bugün, pek çok insan, siyasileşmiş, ideolojik ve felsefi sapkınlığa düşmüş, terör örgütleri elindedir!  Sonunda yakayı ele vermiştir! Kişisel hayatı mahvolmuş; ailesi eziyet, zorluk, güçlük içindedir. Aklını doğru kullanamayan kişi berbat durumdadır. Aile harap, perişan durumdadır! İşte akılsızlığın, bilgisizliğin, bilinçsizliğin, kullanılmışlığın; kötü, çirkin, yanlış durumu!

Olup- bitenlerden, ders almalı. İbret almalı. Aynı yanlışa, hataya, kötülüğe düşmemeli. “Kötü sebepler, kötü sonuçları oluşturur.” Bunu asla unutmamalı. Yol ve gidişat doğru olmalı. Yanlış, sapkın yol ile iki dünya da cehenneme döner!

İnsanların huzuru, mutluluğu için pek çok felsefi görüş, ideoloji, fikirler ortaya konmuştur. Ama Allah’ın İlahi mesajları, peygamberlerin öğütleri kadar etkili, yararlı, değerli olan olmamıştır. İslam dini ve peygamberine uymak çok önemlidir. Bir de gerçek ve doğru olan bilime, ilime uymak değerli, yararlı, faydalıdır. Felsefi görüşler, siyasi söylemler pek yararlı olamamış. Hatta insanları çıkmaza sürüklemiştir! Tıp ilmide, sağlıklı olmak ve kalmak için günümüzde çok yarar sağlamaktadır. Huzurlu, mutlu olmak öyle kolay ele geçecek bir durum değildir. İnsanlar tarih boyunca bu konuda çalışmışlar. Ama pek çoğu mutlu, huzurlu olmadan, bu dünyadan göçmüştür. Mesut- bahtiyar- mutlu- saadette olmak; insanın kalbinde, beyninde başlar. Davranışları ile devam eder.

İnsanın mutlu olması için; anne, baba, kardeş, akraba, komşuları katkı sağlamalı. Bu yakın hısımlar, insani felakete sürüklememeli. Bugün pek çok kişinin huzuru, mutluluğu, sağlığı, geleceği bu kişiler tarafından yok edilmektedir! İnsanın hakiki, gerçek dostları olmalı. Allah’ın haram kıldığı, yasakladığı eylemleri yapmamalı. Emrettiklerini eksiksiz yapmalı. İnsanların huzuru, mutluluğu, Kur’ân ve sünneti; ilimle, akılla dosdoğru yaşamaktadır. Dindar, bilge, samimi, takva Müslüman olmaktadır. Dünyada dindar olanlar; dünya ve ahiretinin huzur ve mutluluğunu kazanırlar. Din dışılıkta, sapıklıkta, sapmada, sapkınlıkta hayat yoktur!

Kur’ân ve sünnette; inanç, ibadet, güzel ahlak, muamelatta huzur ve mutluk vardır. İslam’ı, kural, ilke, kaide, usulleri bir bütün olarak; ilimle, temiz akılla, sağduyu, mantıkla, makul şekilde yaşamalı. İslam dini dışındaki fikirlerle mutluluk sağlanamaz. Cehennem ateşinden koruyamaz. Aklen, bedenen, kalben tertemiz olmalı. Anlayışlı, empatili, samimi, dürüst olmalı ve yaşamalı.

Allah cc. Al-i İmran süresi 85. Ayette buyuruyor: “ Muhammet as. Bildirdiği İslam dininden başka din isteyenlerin, dinlerini, Allahü Teâlâ sevmez ve kabul etmez. İslam dinine arka çeviren, ahirette ziyan edecektir. Cehennemde çok acı çekecektir.”

Nisa süresi 14. Ayet: “ Allahü Teâlâ’nın ve peygamberi Muhammed as. Emirlerine aldırış etmeyenler, beğenmeyenler; fenne, çağa, akla uygun değildir, modern gereksinimlere yeterli değildir, diyenler; kıyamette cehennem ateşinden kurtaramayacaklardır. Bunlara Cehennemde çok acı, azap vardır!”

Müslüman, beden- vücut, doğa, din, teknik bilgisine sahip olmalı. İlmi ve dini yaşamalı. İmanlı ve güzel ahlaklı yaşamalı. Yumuşak huylu olmalı. Yumuşak huylu olan müminler cennetlik olurlar. Vatanı, milleti, devlet, memleketi, bayrağı, bağımsızlığı, özgürlüğü sevmeli ki, huzurlu, mutlu, rahat bir yaşam içinde olsun. Alçak gönüllü, yumuşak huylu, güzel ahlaklı, anlayışlı, edepli, hayâ sahibi olmalı. Allah cc. Emri dışına çıkmamalı. Cehennem yoluna girmemeli. İsrafçı olmamalı, cimri de olmamalı. Cömert olmalı. Haram, günah işleyip, vebale girmemeli. Cana kıymamalı. Zina etmemeli. Zinaya yaklaşmamalı. Yalan söylememeli, yazmamalı, iftira atmamalı. Faydasız ve boş işlerden sakınmalı.

Allah’ın ayetlerine gözlerini, kulaklarını, ağızlarını kapamamalı. Aile bireylerine ve akrabalara çok nazik davranmalı. Yapamayacaklarını söylememeli. Vaat etmemeli. Öfkeye kapılmamalı. Allah’ı anmalı, zikretmeli, ibadet etmeli, tövbe etmeli, iyilik yapmalı. İman edip, iyi işlerde bulunmalı. Anarşist, şiddetçi, terörist, maganda, mafya, holigan olmamalı. Aşırılık, gerilik, kötülük içinde bulunmamalı. Kimseye hiçbir şekilde zarar vermemeli. Rızkını helalinden kazanıp, israf etmeden, önem sırasına göre mubah yerlerde akıllıca harcamalı. Her zaman ekonomik davranıp, para birikimi olmalı. Zor günler için birikimde bulunmalı. Arı ve karınca gibi davranmalı. Zırzır- cırcır böceği gibi olmamalı.

Mutluluk; iki âlemde mutlu olmak, demektir. İki âlemde zarar görmemektir. Geçim sıkıntısı çekmemektir. Cennete hazırlanmaktır. Haddi, sınırları, Rabbi, kendini bilmektir. Allah cc. Rızası için hakça, hukukça çalışmaktır. Dini bırakıp; sapık, sapkın ideolojiler, felsefi görüşler peşine ahmakça koşmamalı. Hak yolda, hak söz istikametinde yaşamalı.

Saadette, huzurlu, mutlu, mesut, bahtiyar olmak için şu ayetleri kendinize yaşam biçimi yapınız. Mutlu olamazsanız, hesabı benden sorunuz: “Furkan süresi 63- 68- 72- 74. Ayetlere eksiksiz uyunuz.

Saf süresi 2. Ayeti yaşam tarzı yapınız.

Rad süresi 28- 29. Ayeti yaşayınız.

Peygamberimizin huzur, mutluluk, güzel ahlak, aile, birey ahlakı konusunda söylediği hadis-i şerifleri yaşam alışkanlığı yapınız.

Hayatınız, peygamberimizin ahlakına benzesin. Peygamberimizi örnek alınız.

Aklı, zekâyı, kalbi, beyini; ilim, bilim, din- iman ile işletiniz. Anlayışlı, güzel huylu, İslam ahlaklı, doğru, dürüst, İslam fazilet değerlerini yaşayan olunuz. Cahillere, yalancılara, iftiracılara, şarlatanlara, sapkınlara bir milimetre bile yakın olmayınız ve de yaklaşmayınız. Mutlaka ilminiz yüce, mesleğiniz çağa uygun olsun. Cesur ve çalışkan olunuz.

Çok cesur, atılgan, bilgili, bilinçli, etkin, dosdoğru yolda olunuz. Aşırılık ve gerilik içinde olmayınız. Zararlı, kötü alışkanlıklarınız kesinlikle olmamalı. Alkol, içki, uyuşturucu madde, sigara, kumar, şans oyunları, boş işler ile ilgilenmeyiniz. Ülkemizde iki hafta içinde sahte içkiden, metonelden, metil alkolden ölenlerin sayısı 72 kişiyi buldu! Ya bu gibi zararlı madde alıp da, zaman içinde yavaş yavaş ölenleri bir düşününüz! Sahteci, sahtekâr, haramzade para kazanıyor. Aklını doğru işletemeyenler ölüyor!

Zalimden korkmayınız. Aşırılıklarla toplumu tutsak edenlere karşı amansız hukuki mücadele veriniz. Zulme ses çıkarınız. Pasif, pısırık, korkak, iddiasız, edilgen Müslüman olmayınız. Dini, ilmi, milli fazilet değerlerinizi korumak için, neslinizi korumak için, teröre ve teröristlere malzeme etmemek için bilimsel, hukuki mücadele veriniz.

Bugün, 21.10.2020 günü; ben, eşim, oğlum ve gelinim binek taşıtımızla İstanbul’a camii ziyaretine gittik. Büyük Çamlıca Camisini ziyaret ettik. Büyük Ayasofya Camisi’ni ziyaret ettik. İbadete açılmış. Yerli, yabancı ziyaretçiler yoğundu. Sultan Ahmet Camisi’ni ziyaret ettik. 2,5 yıldan beri onarımdadır. 2,5 yıl sonra onarım bitecekmiş. Eyüp Sultan Camisi’ni ve türbesini ziyaret ettik. Yorulduk. İkinci gidişimizde, diğer camileri ziyaret edeceğiz, inşallah. Sizlere de hayırlı geziler, işler, yaşamaklar diliyorum.