banner429

“Allah’tan sözlü dua ile isterken; fiili olarak da gereğini, olması gerekeni; en iyi, güzel, kaliteli, verimli, yüksek standartlı, dosdoğru, stratejik, ilmi, teknolojik şekilde yapmalı.”

 “Allah’ım, İslam’a ve Müslümanlara yardım et. Vatanımızı, milletimizi her türlü tehlikeden koru. Bize dünya ve ahirette iyilik ve güzellikler ihsan eyle. Bizi, anne, babamızı ve bütün müminleri bağışla. Sen şüphesiz işiten ve dualarımızı kabul edensin.”

 Böyle sözlü olarak dua ederken; samimi, içten, içtenlikle, samimiyetle, tam bir mümin sıfatlı dua etmeli. Aynı zamanda gereğini de eksiksiz yapmalı. Öyle dua edip, yatmamalı! Şifa için dua ediyorsan, en iyi şekilde tedavi olmalı. Varsıllık için dua ediyorsan, Sabah namazını kılıp, rızkını temin için çalışmaya çıkmalısın. Bilgili, meslekli olmak istiyorsan, gereği ne ise en güzel biçimde yerine getirmelisin. Yanı hem sözlü hem de fiili- eylemli dua etmeli.

“ Ayet: Muhakkak ki, Allah; adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp, tutasınız, diye size öğüt veriyor.” 

Biz, bu duayı, Cuma namazında minbere çıkıp, hutbe okuduğumuzda, her hafta okuruz. Her gün sadece vakit namazlarda 40 defa Fatiha süresini okuyoruz. Ama bu kabukta kalıyorsa; beynimize, kalbimize, ruhumuza, genlerimize etki etmiyorsa, işte faydasını ne yazık ki, üzgünüm ki, göremeyiz.

Bugün insanlar kendine, ailesine, akraba, komşu, milletine, insanlığa pek hayırı geçmemektedir! Oysa peygamberimiz; “ Sizin en hayırlınız ailesine, insanlara karşı en hayırlı olanınızdır. Bende aileme karşı en hayırlı olanınızım,” buyurmaktadır. Yine peygamberimiz; “ Mümin bir kimse eşine karşı nefret beslemesin. Onun bir davranışından hoşlanmazsa da, razı olduğu bir başka davranışı mutlaka vardır.” “ Yine bir Hadis-i şerif:” Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”

Hadis-i şerif: “Müslüman’ın, Müslüman üzerine temelde hakkı beş tanedir. Bunlar; “selamını almak, hastalandığında ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, davetine gitmek, aksırdığında, ona, Allah cc. merhamet etsin, demektir.”

Hadis: “ Elbiseni tertemiz tut. Her türlü pislikten uzak dur.”

Ayet: “ Tövbe edenler, ibadet edenler, hamt edenler, dünyada yolcu gibi yaşayanlar, rükûa varanlar, secde edenler, Allah’ın sınırlarını gözetenler; işte o müminleri müjdele!”

Hadis: “Allah’tan korkun ve evlatlarınız arasında adaletli olun.”

Hadis: “ Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.”

Ayet: “ Yaratan Rabbinin adı ile oku! O, insanı ana rahmine tutunan bir yumurtadan yarattı. Oku! Kalemle yazmayı öğreten, insana bilmediğini bildiren, Rabbin sonsuz kerem sahibidir.”

Hadis: “İlim için yola koyulan kimse, dönünceye kadar Allah yolundadır.”

Ayet: “Hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu?”

Ayet: “ Cahillerden yüz çevir. Sakın cahillerden olma!”

Hadis: “ Ey iyilik isteyen! İbadete ve kulluğa gel! Ey kötülük isteyen! Günahlardan vazgeç!”

Ayet: “ Kur’ân sözlerin en güzelidir.”

Hadis: “ Kur’ân sözlerin en doğrusudur.”

Hadis: “ Allah’tan korkun ve evlatlarınız arasında adaletli olun.”

Hadis: “ Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.”

Hadis: “ İyilik güzel ahlaktır. Kötülük ise vicdanı rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.”

Ayet: “ İyilik ile kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde iyilikle ortadan kaldır. O zaman göreceksin ki, seninle arasında husumet bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiş.”

Ayet: İyilikler kötülükleri yok eder.”

Ayet: “Hak geldi, batıl yok oldu. Zaten batıl yok olmaya mahkûmdur.”

Ayet: “ Dilersen, aslını vakfet. Ürününü de sadaka olarak dağıt.”

Hadis: “ Sevdiğiniz, şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, iyiliğe erişemezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu bilir.”

Hadis: “Allah’ın kulları üzerindeki hakkını, kulların Allah üzerindeki hakkını biliyor musunuz?”

Ayet: “Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım bekleriz.”

Ayet: “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.”

Ayet: “Kim bir cana kıyarsa, bütün canlıları katletmiş gibidir.”

Hadis: “Çocuğunun senin üzerinde hakkı vardır.”

Hadis: “Hiçbir anne ve baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.”

Ayet: “Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin.”

Ayet: “ Gevşeklik göstermeyin. Üzülmeyin; eğer inanmışsanız, şüphesiz en üstün olan sizsiniz.”

Hadis: “En hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.”

Ayet: “Allah’a çağıran, salih- güzel amel işleyen ve kuşkusuz ben Müslümanlardanım, diyenden, daha güzel sözlü kimdir?”

Ayet: “ Allah’tan başka hiçbir ilah- tanrı- tapınacak yoktur.”

Ayet: “ Ölçü ve tartıda hile yapanlara yazıklar olsun. Onlar, insanlardan hiçbir şey aldıklarında tam ölçüp, tartarlar. Kendileri başkalarına vermek için ölçtüklerinde ise eksik tartarlar.”

Hadis: “Dürüst ve güvenilir tüccar, peygamberler, sıdıklar- doğrular ve şehitlerle beraberdir.”

Hadis: “Bir Müslüman’ın kusurlu bir malı, kusurunu açıklamadan, satması helal değildir.”

Hadis: “ Allah, her türlü noksanlıktan, kusurdan münezzehtir. Davranışlarında, sözlerinde nezih olan ( temiz ahlaklı, temiz, güzel, kibar, saf, lekesiz kimse) kullarını sever; Allah temizdir. Temiz kullarını sever.

Hadis: “ Rabbinin senin üzerinde hakkı vardır. Nefsinin senin üzerinde hakkı vardır. Şu halde her hak sahibine hakkını ver.”

Hadis: “Hiçbir anne ve baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.”

Ayet: “ Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası; içinde devamlı kalmak üzere cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş. Onu lanetlemiş. Onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”

Ayet: “Takva sahiplerinin mallarında yardım isteyenlerin ve yoksulların belli bir hakkı vardır.”

Ayet: “Her canlı ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz. “

Hadis: Ölülerinizi iyilikle anınız. Kötülüklerini anmaktan sakınınız.”

Furkan süresi 30. Ayet: “ Resul, Ya Rabbi! Diyecek. Gerçek şu ki, benim kavmim bu Kur’ân’ı devri geçmiş bir mesaj gibi terk etti!”

Zümer 18. Ayet: “ Onlar ki, sözü dinlerler ve en güzeline tabi olurlar.”

Güzel dost, kardeş, can ve karındaşlarıma diyorum ki; “İyilik ve takvada yarışın. Günah ve düşmanlıkta yarışmayın.”

Kur’ân hayattır. O hayatı insanlığa ileten, ulaştıran, öğreten, eğiten, örnek yaşayışıyla gösteren peygamberimizdir. Kur’ân, dirilişimizdir. Hayatımızdır. Ruhun ve kalbin hayat bulmasıdır. Onurdur. İyiliktir. Güzelliktir. İnsanlıktır. İnsanlık dışılığı yok edendir. Baskı, despotizm, ideoloji, bozuk felsefelerin kirli, paslı, kötü, çirkin, yanlış yüzünü gösterendir. Kur’an ile peygamberimiz, ashabı gibi silkelenin ve kendinize gelin. Kendinizi, Rabbinizi, haddinizi, hududunuzu bilin.

Kur’an, ilim, bilim, sanat, ahlak, edep, hayâ, terbiye değerleri ile yaşayın. Müslüman hayat programı ile yaşayın. Zalimlere, kâfirlere, müşriklere, münafıklara benzemeyiniz. Onlarla aynı düşünce ve fikri paylaşmayınız.

Allah cc. Kur’ân’ı anlamamızı ve peygamberimiz gibi yaşamamızı emretmektedir. Kur’ân üzerine düşünmeli. Araştırma, inceleme yapmalı. Peygamberimizin hayatını öğrenip, İslam dinini peygamberimiz gibi yaşamalı.

Müslüman birey, Kur’ân ve peygamberi ne kadar anlamış, yaşamış, örnek almış ise; o kadar iki dünya huzur ve mutluluğunu kazanmıştır. Yaşamamış ise de; o kadar rezil, rüsva, kepaze, illetli, zilletli, perişan, fecaat, felaket yaşamıştır!

İslam dinini ilimle, akılla, zekâ ile sanatla yaşamayanlar; güvende, esenlikte, izzette, değerde, önemde, efendilikte olamaz. Dünyayı izleyin, gözlemleyin ve de ders, ibret alınız.

İslam dini hayatın dışına tutulursa, tüm olumsuzluklar yaşanır!

İslam dini, şahsiyetli, iyi, güzel, doğru, dürüst, güvenilir, onurlu, peygamberimiz gibi bir insan tesis eder. Kur’an ve peygamber ahlaklı bir insan tesis eder. Muazzam, muhteşem, mükemmel, kaliteli, verimli, yüksek standartlı, stratejik plan program proje yapan insan tesis eder. Bütün peygamberler, İslam dini yaşayışları ile en güzel, onurlu, kimlikli yüksek ahlaklı insan konumuna yükselmişlerdir. Onları yükselten, İslam dinini yaşamaları olmuştur.

İnsan vahiy ile peygamberle hayat bulur. Aklı, İslam, ilim, bilim, zekâ ile kullanmalı. Ortak olgun akıl kullanmalı. İslam dinini hayatın tüm alanlarına uygulamak, gerçekleştirmek gerekiyor. İslamsız bir hayat, rezil ve zelil bir yaşantı olmaktadır. Kur’an, peygamber ve evreni çok güzel okumalı. İslam dini ile sağlıklı, olumlu, iyi, güzel, doğru, dürüst bir hayat yaşamalı.

Dinden- imandan ayrılıp;  ideolojik ve bozuk felsefe tercihi ile ayrı kalanlar zarardadır- ziyandadır. Batıldadır. Küfürdedir. İki dünyası olarak cehennemin dibindedir! Ben, bana verilen görevi, ödevi, yükümlüğü, sorumluluğu yerine getirmek için sadece Allah cc. rızasını kazanmak için tebliğ ediyorum. Yararlananlara ne mutlu! Gerçek hak mümin ve Müslüman olanlara ne mutlu!

Tüm insanlığa, İslam dışında az- çok kalanlara diyorum ki, tövbe ediniz. Bir daha dönmemek, işlememek için pişmanlık duyunuz. Dua, zikir, ibadet, iyilik etmeden, önce muhakkak tövbe ediniz. Tövbe etmeden önce bir boy abdesti, namaz abdesti alınız. Boy abdesti almadan, gusletmeden, cünüp- cenabet halde tövbe, dua, ibadet, zikir, iyilik pek hayır vermez. Boy abdesti olmadan hiçbir farz, sünnet ibadet yapılmaz. İnsan önce maddi temizlik yapmalı. Sonra içini de temizlemek için tövbe, dua, zikir, ibadet, iyilik yapmalı.

Tövbe; “pişmanlık ve dönme anlamındadır.” Yapılan kötülük ve günahlardan pişman olup, terk etmektir. Allah’a yönelmek, Allah’ın emirlerine uymak, yasakladıklarından kaçınmaktır. Allah’tan af, istiğfar, bağışlama dilemektir. Tövbe etmek, dua etmek, ibadet etmek, iyilik etmek farzdır. Günahlara kalben, beyinden, ruhen söz ve davranışlarla tövbe etmeli. Gerçekten tövbe edip, günahı bir daha dönmemek, üzere terk etmeli. Kul hakkı varsa, muhatabına ödeme yapmalı. Kul hakkı ile ahirete gitmemeli. Sadece laf olsun, diye helal ettim, sözünü almak yetmez. Gönül tamamı ile razı olmalı. Helalleşmeli. Günahlardan uzaklaşmalı.

Boy abdesti, namaz abdesti aldıktan sonra, farz namaz sonrası secdede dua etmeli. Mübarek günlerde tövbe etmek, dua etmek, zikretmek, ibadet etmek, iyilik etmek çok daha faziletlidir. Makbuldür. Her isteğimizi, dediğimizi 3 defa tekrarlayarak, dua etmeli. Haramdan uzaklaşarak, dua etmeli. Hem haram, günah içinde hem dua olmaz.

İbrahim süresi 36. Ayet: “ Rabbim, putlar insanlardan birçoğunun sapıtmasına neden oldular! Şimdi kim bana uyarsa, bendendir.”

Necip Fazıl Kısakürek diyor ki: “ Alçak gönüllü olun ama alçak olmayınız.”

Mehmet Akif Ersoy diyor ki: “ Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.”

Müslüman birey, hiç kimseyi ırkından, inancından, bölgesinden ötürü aşağılamaz. Hor- hakir göremez. Ona zalimlik etmez, zulmetmez. Kin, nefret duymaz. Irkı yaratan Yüce Allah’ımızdır. Önemli olan; ırkçılık, faşistlik, şovenlik yapmamaktır. Türk, Kürt, Alman, Rum, Ermeni, İtalyan olabilirsiniz. Bunu söyleyebilirsiniz. Zaten siz istemeden, olmuşsunuz. Irk, sizlerin kaderidir. Bu kader Allah’ın takdiridir.

 Bize düşen Türkçü, Kürtçü, Almancı- Nazi, Rumcu, Ermenici, Yahudi- Siyonist, İtalyancı faşist olmamaktır. Böyle olursa, ırkçılık yapılmış, şovenlik edilmiş, ayrımcılık yapılmış, sapık ideoloji taraftarı olmuş oluruz, Allah cc. korusun. İnsan, Türk, Kürt olabilir, olur, ama Türkçü, Kürtçü olmamalı. Allah cc. ırkçılığı yasaklamış, haram kılmış. Peygamberimiz; “ırkçılık, ayağımın altındadır,” buyurmuşlardır.

Allah cc. mealen ayetinde; “Ben, insanları tanışsınlar, birbirini sevsinler, diye kabileler, soylar,  ırklar halinde yarattım,” demektedir.

Bugün de ırkçılık, sapık ideolojik taraftarlık, bozuk felsefi inanışlar, başka inanışlara düşmanlıklar; dincilik, mezhepçilik, cemaatçilik, tarikatçılık, bölgecilik, çıkarcılık gibi İslam dışı davranışlar; insanlığı, çevreyi, doğayı mahvetmektedir! İslam dışı her türlü niyet, duygu, düşünce, hal, hareket, davranış, eylemler sapıklıktır. Yalandır. Yanlıştır. Batıldır, küfürdür. Doğru ve gerçekçi değildir.

Osmanlı’da 200 yıl önce başlayan ırkçılık, Müslüman olmayanlar tarafından başlatıldı. 100 yıl öncede Osmanlı’yı ırkçılıkla, hainlikle, sapıtmışlıkla, düşmanlıkla yıktılar! Türkçülüğü başlatan daha çok gizli Siyonist Sabataist Yahudilerdi. Adları Müslüman ve Türk adıdır. Münafıktırlar. Kendilerinin hainlikleri belli olmasın, diye Türk, Müslüman adı kullanmaktadırlar.

Kürtçülüğü başlatan, yine adı Müslüman, Türk adı olan gizli Ermenilerdir. Biri Türkçülük, diğeri Kürtçülük yaptı. Müslüman milletimizi böldü. Araplarda kendi ırklarının milliyetçiliğini yaptılar. Batılılarda ırkçılık- milliyetçilik yaptılar. Sonunda ülkemizde insanlar 200 yıldır birbiri ile çatıştırmaktadırlar! Ülkemizdeki ayrımcılık, komünistlik, Kürtçülük 1800 yılında başlatıldı. İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde her ırktan, inanıştan; alçak, adi, kahpe, kalleş, hain, katil kişiler vardı. Osmanlı’yı yıktıkları gibi TC Devletine de aman, derman, imkân, huzur vermemektedirler! 

 Böylece Osmanlıyı bin bir türlü hile, aldatmaca, kandırmaca, sahtecilik, sahtekârlık, hainlik, kahpelik, alçaklık, adilik ile yıktılar. 95 yıldır da T.C.Devletimizi bölmek, parçalamak; milletimiz birbirine düşürmek için dünyada ne kadar alçak, hain, kahpe varsa tüm gücü ile her yol ve yöntemle çalışmaktadır!

İttihat Ve Terakki Cemiyeti içinde olan çok farklı ama işbirliği, ittifak, birlik, beraberlik, müttefiklik içinde yıkım çalışması yapanların torunları, benzerleri aynen bugünde çalışmaktadır. O zamanda bu hain, alçak, kahpe, adi, şarlatan, kalleş örgüt içinde; sap salak, aptal, bilgisiz, bilinçsiz Müslümanlar vardı. Bugünde bu yıkım içinde kullanılan sözde Müslüman dangalaklar vardır! Ama bizde ve Allah cc. nezdinde muteber olan; dosdoğru, gerçek, hak takva mümin olmaktır. Allah cc. indindede bu tip müminler makbuldür.

Irkçılık 1991 yılında komünist SSCB denilen 21 milyon km. karelik memleketi, 350 milyonluk nüfusu 15 parçaya böldü, parçaladı.

Yine 1995 yıllarında komünist Çekoslavakya’yı 2 parçaya böldü.

Irkçılık, komünist Yugoslavya’yı 1992- 1995’de 7 parçaya böldü.

Habeşistan’ı 1975- 2000 yıllarında iç savaşlarla 4 parçaya böldü.

 Pakistan 1971 yılında bölündü. Pakistan’dan Bangladeş ayrıldı.

 Sudan 2010 yıllarında bölündü.

 Irkçılık, dincilik Osmanlı’yı 65 parçaya böldü.

 Irkçılıkla dünya 196 parçaya bölündü. Irkçılık olduğu sürece bölünme 10,000’i bulsa bile kan dökülerek, devam eder! Günümüze İngiltere, İspanya, İtalya, Belçika, Almanya, Filipinler, ABD, Hindistan, Çin bölünme sancıları yaşamaktadır.

Ayet, mealen: “Allah’ın ipine- dinine sımsıkı sarılınız. Ayrılmayınız. Aksi halde birbirine düşer, bölünüp, parçalanırsınız. Gücünüz gider.”

 İdeolojilerin tümü sapıklıktır. Sakınıp, kaçınmalı. Bozuk felsefelerin bütünü sapkınlıktır; sakınıp, kaçınmalı. Allah’ın dini sakin, güvenli limandır. Bu limana Allah cc. iradesi, inancı, kelamı taşıyarak huzur ve mutluluk bulmalı. Ama dincilik, İslamcılık yapmadan, hak Mümin Müslüman olmalı. İslamcılıkta sapıklıktır, ideolojidir. Bugün, herkesin kullandığı, serserilerin içinde olduğu ahmaklar topluluğudur. Bugün Müslüman kanını en çok İslamcı denen sapıklar dökmektedir! İslam şehirlerini, medeniyetlerini yok etmektedirler! Allah cc. hidayet versin. Onlara hidayet isteme düşüncesi oluşsun, inşallah.

Bugün 57 İslam ülkesinden en iyi Müslüman halkı olan Türkiye’dir, denmektedir. Belki böyledir. İnşallah böyledir. Diğerleri de inşallah en iyi takva mümin Müslüman olur, diye dua edip, çalışmalarımızı sürdürmeliyiz.

Türkiye’deki halka bakıyorum; peygamberimize, sahabeye benzemiyor. Kur’ân ayetlerini yaşamışa pek benzemiyor. Şimdi sizlere şiddet konusunda bir veri vermek istiyorum: “ Resmi verilere göre; son 1,5 yıl içinde 230 bin şiddet olayı yaşandı. 393 kadın yaşamını kaybetti! 2017 yılında 133,809 kadın- hanım şiddete uğradı. 2018 yılının ilk 7 ayında 96,417 şiddet olayı- vakası yaşandı!

Son 3 yıl içinde, saldırı halinde, katliam yaparken, her türlü silah ile eylemde iken 15 bin terörist etkisiz hale getirildi.

Cezaevlerimizde genel af çıkarılmasına rağmen, 2 yıldan az cezası olanlar af edilmesine rağmen, ceza indirimleri yapılmasına rağmen, 250 binden fazla mahkûm vardır. Hem de yargıçlar pek çok suç işleyene ceza vermemektedir. Zira öyle olsa, okul binaları cezaevi binası olsa, yeterli gelmez.

İnsan her zaman özeleştiri yapmalı. Kendini hesaba, muhasebeye çekmeli. Kendini çekap yapmalı. Önce iyileşmeye kendinden başlamalı. Artı ve eksilerini görüp, artılarını artırmaya çalışmalı. Biz bu halde çok berbat haldeyiz! Sokakta herkes devleti yapılandırmaya çalışır. Ama kendi hiç yapılanmamış. Kendine ufak bir iş verilse, adaletli yapmaz. Öyle adaletsizlik yapar ki; babadan kalan mirası dağıtırken bile kardeşlerine adaletle davranmaz. Hep benim olsun! En çoğu benim olsun, diye çalışır. Buda ülkemizde yakın akrabaların küs, dargın, kavgalı, münakaşalı olmasına neden olmaktadır.

İnternet denilen bir bilgi ağı vardır. Akıllı telefon veya bilgisayar üzerinden internete giriyoruz. İstediğimiz bilgiyi bir dakikada öğreniyoruz. Batı ve doğu toplumlarına bakıyorum. Onlar bizden 4-5 kat daha kötü durumdadır! Örneğin: ABD’de ülkemizden 5 kat daha fazla suç işlenmektedir. Avrupa toplumu da buna benzerdir. “Demek ki, İslam olmak, Müslüman’ım demek, yetmiyor. İslam olup, İslam olup, bilgili mümin, bilinçli samimi Müslüman olmak gerekiyor.” Öyle laf ile peynir gemisi yürümüyor.

 İslam dışında kalan ideolojik kalabalıklar çok daha berbat durumdadır! Batıl, bozuk felsefi inanışlarda olanlar çok daha fena durumdadır! Allah cc. herkese akıl, fikir, doğru bilgi, sağduyu, mantık, doğru düşünme yetisi, doğru bilgi edinme isteği, isteme düşüncesi versin. Islah olma, iyileşme, düzelme, tedavi olma; istemeden, girişimde bulunmadan olmuyor. Bu iş hak yolda yürüme, emek harcama gerektiriyor. Öyle ekmek piş, ağzıma düş, olmuyor. Her şey, “sebep- sonuç ilişkisine” göre olmaktadır.” Her şeyin olmasında, bir sünnetullah, tabiat- doğa olayı vardır. Sebepsiz, nedensiz olay olmaz.

Bugün dünyada Müslüman olsun, olmasın, insanların çoğunun tapındığı bir putu vardır! Müslümanların pek çoğu da Hıristiyan, Hindu, Budist ve benzerleri gibi olmuşlar! Bütün varlığımızla, benliğimizle, özümüzle, şeklimizle tövbe edip, dua etmeli. Allah’ı zikretmeli, ibadet etmeli. İyilik yapmalı. Allah’ın güzel adları ile dua etmeli. Her ibadeti öğrenip yapmalı. Önce okumalı, öğrenmeli, eğitilmeli. Sonra eylem, davranış, fiil, ibadet, iyilikte bulunmalı. Bilmeden yapılan her işte hayır olmaz. Batıl, küfür içinde dua olmaz. Hem Müslüman hem sapık halde hidayete erişilmez, kavuşulmaz. Her işi, görevi, ödevi olması gereken en güzel, doğru, iyi şekli ile yapmalı. Yarım yamalak iş de olmaz. İnsana, İslam dini gönderildi ki, mükemmel insan olsun. Hedef; hak bilge mümin Müslüman olmak, olmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.